- Hoşgeldiniz

Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı izle &İndir

Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı izle &İndir sitemize 18 Haziran 2017 tarihinde eklenmiş ve 8 kişi tarafından ziyaret edilmiş.
Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı izle &İndir

Film Adı : -

Yapım Yılı : -

Film Türü : -

Yönetmen : -

Senarist : -

Oyuncular : -

Film Hakkında

karayip-korsanlari-salazarin-intikami-pirates-of-the-caribbean-dead-men-tell-no-tales-filmloverss

Disney pes etmiyor ve pek edecekmiş gibi de görünmüyor. Karayip Korsanları serisinin ilk filmlerinde yakaladığı gişe başarısının ve serinin getirdiği kârın farkında olan Disney, devam filmleriyle bu kârı sürekli artırma yoluna giderek hem serinin sinematik değerini hem de bu karlılığı altüst etmiş oldu. Ve fakat bu vahim duruma dur demek yerine inatla seriye bir yenisini ekleyen Disney tarafının bu ölü ata oynamayı bırakması için acaba daha kaç hüsran yaşaması gerek, biz de bilmiyoruz. Zira serinin bu beşinci filminde de istisnai bir durum yok. IMDB’de Salazar’ın İntikamı yerine Ölü Adamlar Hikaye Anlatmaz (Dead Men Tell No Tales) ismiyle yer alan film artık bir ölü adam olduğunu kabul edip bizlere hikaye anlatmaktan vazgeçse ve ölümsüzlüğünün tadını denizin dibinde yaşayarak sürdürse hiç fena olmayacak.

***Yazının bundan sonrası keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir***

Film, Uçan Hollandalı gemisinde sonsuza dek lanetlenmiş şekilde yaşamaya mahkum edilmiş (Bu bölümü hatırlamıyorsanız serinin üçüncü filmi olan Pirates of the Caribbean: At World’s End filmini izlemenizde yarar var.) Will Turner (Orlanda Bloom) ve Elizabeth Swann’ın (Keira Knightley) oğulları Henry Turner’ın (Brandon Thwaites) babasına onu bu lanetten kurtarmak için Poseidon’un Üç Başlı Mızrağı’nı bulması gerektiğini anlatması ile açılıyor. Henry’nin bu mızrağı bulmak için babasına yol arkadaşlığı yapmış Jack Sparrow’u (Johnny Depp) bulup ondan kendisine rehberlik etmesini isteyeceğini duyan Will Turner oğlunu denizlerden ve bu plandan uzak durması konusunda uyarıyor ve Uçan Hollandalı ile birlikte okyanusun derinliklerine gömülüyor.

Seriye giriş mahiyetindeki bu açılış sekansının ardından yaklaşık on yıl sonraya gidiyoruz. Henry artık koca bir delikanlı olmuş ve bir İngiliz gemisinde mürettabat olarak görev almaktadır; Şeytan Üçgeni’ne doğru gitmekte olduklarını fark eden Henry kaptanı buraya girmemesi, girdikleri takdirde başlarına bir felaket gelebileceğine dair uyarır; ama Henry’nin sözüne itimat edilmez ve Şeytan Üçgeni’ne girerler. Ve nihayetinde gemileri korkunç Kaptan Salazar (Javier Bardem) tarafından yönetilen ölü bir mürettebat ordusu tarafından yok edilir. Başlarına gelen bir felaket sonrası buraya sürüklenen ve lanet bozuluncaya dek denizlerde bir ölü olarak yaşayacak olan Kaptan Salazar ve ekibi burada yaşananları anlatması (Çünkü ölü adamlar hikaye anlatamazdı.) için her yok ettikleri gemide bir kişiyi sağ bırakırlar ve ne hikmettir ki bu kez sağ kalıp hikayeyi anlatacak olan kişi Henry olur. Kaptan Salazar ve ekibinin başına gelen bu lanete sebep olan Jack Sparrow’u tanıdığını söyleyen Henry, Salazar tarafından Jack Sparrow’u bulmakla görevlendirilir. Böylece Salazar kendisini ve ekibini yıllar önce bu duruma düşüren Jack Sparrow’dan intikamını almış olacaktır.

Denizlerden bir müddet uzaklaşıp karaya gelecek olursak; burada da durum denizlerdekinden pek farksız değildir. Bebekken yetimhaneye bırakılan ve babasından kendisine kalan tek şey olan yıldız haritalarının olduğu bir günlüğe sahip olan ve o günlük sayesinde Poseidon’un Üç Başlı Asası’nın yerini bularak babasının kim olduğunu öğreneceği günün umuduyla yaşayan gökbilimci ve horolog -ki bu meseleyle ilgili filmde bir dolu gereksiz espri de dönüyor- Carina Smyth (Kaya Scodelario) cadılık ve büyücülükle suçlanarak hapse atılmıştır. Jack Sparrow ise mürettabatıyla birlikte yapacağı banka soygununun peşindedir; çünkü bu soygundan elde edeceği gelirle yeniden denizlere açılabilecektir. Ama işler umulduğu gibi gitmez ve en nihayetinde Jack Sparrow yakalanarak idama mahkum edilir. Bu esnada Henry,  hem Carina’ya hem de Jack Sparrow’a ulaşarak yaptığı planla onları idamdan kurtarmayı başarır. Ve hepsi ortak amaçları olan Poseidon’un Üç Başlı Asası’na ulaşmak için, diğer filmlerden de hatırlayacağımız korsan Kaptan Hector Barbossa’nın (Geoffrey Rush) da yardımlarıyla, büyük bir maceraya yelken açarlar.

Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı: Zedelenen İmajların Laneti

Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı’nın ilk bir saati tüm bu karakter tanıtımları, kaçma-kovalamaca sahneleriyle geçip giderken geri kalan bir saat de aslında çok büyük bir şey vaat etmez. Tipik bir Hollywood kahramanın yolculuğu tadındaki film kahramanın yolculuğu kısmını da sürekli olarak kesintilere uğrattığı için bocaladıkça bocalar. Filmin belki de tek iyi hamlesinin bir anti-kahraman olan Jack Sparrow karakterinin antogonist değil de yan karakter olarak çizilmesi olduğunu belirtmek lazım. Çünkü karikatürleştikçe karikatürleşen, hiçbir hırsı, arzusu olmayan ayyaş bir Jack Sparrow karakteri onu canlandıran Johnny Depp’e olan saygımızı da yitirmemize neden oluyor. Zira filmin sonunda tüm jenerik aktıktan sonra gelen ek sahne de bu antoganist yapının Turner’lara doğru kayacağının bir kanıtı niteliğinde. Bu ek sahne ile serinin altıncı filminin de geleceği haberini veren Disney tarafı imaj zedelenmesi yaşayan Johnny Depp ve onun Jack Sparrow karakterinden adım adım uzaklaşmaya başlamış gibiler. Nitekim tekelci kapitalist dünyanın kültürel kodlarını inşa ederken bir anti-kahramandansa Turner’lar gibi egemen aşk, ideoloji, evlilik ve aile gibi toplumsal kodları meşrulaştıran kahramanları tercih eden Disney’in bu hamlesi de oldukça anlaşılır. Zaten serinin her filminde Jack Sparrow karakterinin rolünü biraz daha düşürerek onu iyice karikatür haline getiren şirketin, en azından son filmde, bu karikatürize etme halinden ne amaçladığını da görmüş olduk diyebiliriz: Korsan bir anti-kahraman yerine –ki bu sistemin arzuladığı bir durum hiç değil- o anti-kahramanı yardımcı karakter ya da ana karaktere rehberlik eden biri olarak verip; basit bir demirciden kahraman bir denizciye dönüşen Will Turner ve onun soyundan gelecek kahramanları meşru kılarak sıradan insanların dönüşümü mitine hizmet etmek.

Değinilmesi gereken bir başka nokta ise Kaptan Salazar rolündeki Javier Bardem’in performansı. Hollywood’un dev bütçeli stüdyo yapımlarının hemen hepsinde kötü İspanyol karakter olarak karşımıza çıkan Javier Bardem bu rollerin hakkını sonuna dek veriyor vermesine ama seyirci onu bu izle ve geç/unut türü roller dışında görmeyi daha çok istiyor desek yanılmayız diye düşünüyorum. Çünkü kendi adıma bu tür yapımlardaki rollerin oyuncunun kariyerini zedeleyeceği kanısındayım ki bu imaj zedelenmesinin neresinden dönülse kardır.

Son tahlilde, çok şey beklemeden eğlencelik bir boş zaman doldurma ürünü gözüyle izleyebileceğimiz Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı serinin en zayıf halkası olarak Kon-Tiki gibi Oscar adaylığı da kazanmış bir filmin yönetmenleri olan Joachim Rønning ve Espen Sandberg ikilisinin filmografisini de sekteye uğratıyor.

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz